29 Nisan 2011 Cuma

Borrowed Something

Düğün gününde sadece ağlaması gerektiği için ağladığını gördüğümüz Darcy ve hayatının çoğu kısmını arkadaşına kaptırmış Rachel iyi birer arkadaştırlar.Aslında filmin fragmanına bakarsak bu yazdığıma ben bile inanmadım J .Bu iki arkadaşın arasındaki –bir nevi- gerçeklerin açığa çıkacağı bir romantik komedi; “Something Borrowed”.

Rachel(Ginnifer Goodwin), Dex(Colin Egglesfield) ile fakültedeyken tanışır ve aşık olur lakin en yakın arkadaşı Darcy(Kate Hudson)Rachel’in fırsatları değerlendirememesi üzerine atağa geçer.30. yaşgününden sonra içkinin etkisi ile kendisini en yakın arkadaşı Darcy’nin nişanlısı Dex ile birlikte bulur.Darcy ve Dex’in düğününe az kalmışken, arkadaşı Ethan(John Krasinski)’nın yardımları ile Rachel karmaşık olaylar serisinde bulur, kendisini.Bu noktadan sonra Rachel’in seçimlerine tanık olacağız.Bakalım neyi feda edecek?Ya da neleri kazanacak ;) …

Başrollerde; Ginnifer Goodwin(He's Just Not That Into You), Kate Hudson(How To Lose A Guy In 10 Days, Bride Wars), Colin Egglesfield(Beautiful Dreamer), John Krasinski(It’s Complicated) göreceğiz.Yönetmen koltuğunda Luke Greenfield oturuyor ve Emily Giffin’in aynı adlı kitabından esinlenilmiştir.

İyi Seyirler...

İşte senaryonun düğümlendiği nokta :) İçkilere dikkat...

Pek ödünç verilecek tip de değil ki...

Başroller toplanmış, ortalığı nasıl karıştırsak yemeği ayarlamışlar :P

Bu fotoğraf filmin sonunu mu özetliyor nedir? ;)

Gösterim Tarihi: 27 Mayıs 2011

Not:Romantik bir komediye rengarenk bir ruh hali iyi gider diye düşündüm ;P ...

17 Nisan 2011 Pazar

Cowboys And Aliens

Daniel Craig’in çölün ortasında, kolunda zamanın dünya teknolojisine pek uymayan zamazingo ile uyanma sahnesi ile başlar, film.Ardından küçük gerilimli molalarla aksiyonun tavan yaptığını düşündüğüm bir yapım; “Cowboys And Aliens”.

1873 yılında Arizona’ya bir uzay gemisi gelir ve vahşi batıdan başlayarak dünyayı ele geçirme planları kurar.Lakin ne dersiniz, sizce de yanlış yerden saldırmamış mı ;) ?

Iron Man serisinin yönetmeninden, Steven Spielberg’in kanatları altında bir yapım daha.Senarist kadrosunda da yükselen yıldızların olması izleyiciler açısından da büyük bir şans gibi hissettiriyor.Oyunculardan James Bond serisinin yeni yıldızı Daniel Craig, modern çağdan sıkılıp eskilere dönmüş gibi görünen (ve muhtemelen filmde rolüne hiç oturmamış)Harrison Ford, House’dan hatırlayacağınız Olivia Wilde, Yeşil Yol’da Vahşi Billy rolünü asla gözümden silemediğim Sam Rockwell,… görüyoruz.

Jake Lonergan(Daniel Craig) bir anda uyanır ve kendisini çölde bulur, anladığım üzere bir şey hatırlamamaktadır.Etrafını saran silahlı adamlara ciddi dövüş teknikleri ve üstün silah kullanma becerileri ile karşılık vererek paçayı sıyırır.Ardından şehre gittiğinde ise; benzer olaylar döngüsü birbirini izler ve sonuçta tutuklanır. Yakalanmasından -sebebini anlayamadığım- büyük bir mutluluk duyan Col. Woodrow

Dolarhyde(Harrison Ford), tam kötü adam kahkahasını atacakken, uzaylılar saldırır ve Jake Lonergan’ın(Daniel Craig) kolundaki muhteşem-dünya ötesi silahla ilk atışı yapar.

İnternetteki yorumlara göre ise; geçmişini hatırlayamayan bu adam, uyandığında şehre gider ve yabancılara pek sıcak bakmayan bu şehirde pek de hoş karşılanmaz.Zalimce şerifin elinde oyuncak olan şehir, daha büyük tehlikelerle karşı karşıya kalacaktır.Bildik hikayenin biraz

değiştirilmiş hali sanırım :) .İlginçtir ki; ilk fragmanı izlediğimde aklıma direkt “Predator” gelmişti.Sanırım; elinde silah ortalıkta dolanıp, kaçan saldıran zıplayan hoplayan insan topluluğunu toparlayan uzaylı görüntüsündendir.Ayrıca efektlerin çok hoşuma gittiğini söylemek zorundayım, özellikle koldaki silahın.Herhalde Colt’lar ve tüfeklerin zamanında insanlığın elindeki tek mükemmel silah olsa gerek.Transformers’taki gibi büyük binaları parçalayamamak, arabaları savuramamak, doğalgazı patlatamamak çok üzücü olmuştur, yönetmen ve ekibi için.Lakin bu daha da merak uyandırıcı, neleri patlatacaklar acaba? Fragmanlarını izledikten sonra, gösterim tarihini görüp internet aleminden nefret ettiğiniz filmlerden kendisi. Merakla bekliyorum, çok umutluyum.

IMDB fragmanlar ve içerik.

İyi Seyirler…

"Bu ne ayak şimdi, gardeşim!"

İşte Jake'in dünyayı kurtaracağını düşündüğüm zamazingosu, gerçi bu silahı da adama boşuna vermezler, Jake!Dikkat et dostum!

Bu "O silahtan bende istiyorum." bakışı! :)

Gösterim Tarihi: 09 Eylül 2011

Super 8

“Super 8 filmi yaparken, felakete dönüşen bir tren kazasına tanık olan, Ohio’nun küçük bir kasabasında yaşayan bir grup arkadaş görüyoruz.” Şeklinde bir tanımla karşılaşıyoruz, filmin internet sayfasında.Detayına inersek, fragmandan anladığımız kadarıyla, 1979 yılında Hava Kuvvetleri, 51. Bölge’den bir bölümü Ohio’da bir tesise taşımaya karar verir.Bu sırada Ohio’nun küçük bir kasabasında bir grup çocuk film çekmektedirler.Lakin her şeyin patlak verdiği o gece, olayların ortasında bulurlar kendilerini.Nakliyat sırasında bir kaza yaşanır ve (internetteki bir çok yere göre saldırı sonucunda tren raylardan çıkar deniyor) kargodaki “şey” serbest kalır.Bakalım dünya bununla yüzleşebilecek mi?Daha doğrusu benim en çok merak ettiğim biz bu “şeyin” ne olduğunu görebilecek miyiz, film boyunca?Bu konuda pek ümitli değilim.

Film konusuna sağlanıp kaldığımın farkındayım lakin bu kadar soru işareti; en bilindik konularda bile merak uyandırmayı seven J.J. Abrahams’ın yazdığı ve yönettiği filmler için doğal karşılanabilse gerek.Senarist ve yönetmen olarak J. J. Abrahams karşımıza çıkıyor.Yapımcılardan normalde bahsetmem lakin kaçırılmayacak birisi bize göz kırpıyor; Steven Spielberg.J.J. Abrahams’ın derinden derine insana korku hissini vererek fantastik rüyalara götürdüğünü düşünmüşümdür, hep.Bilimkurgu üzerine çalışsa da, huzursuz edici bir yan oluyor her zaman.Bu filmde de bu hissi yaşayacağımız sanırım, fragmandan belli.

Oyuncu kadrosuna baktığımızda ise; daha önce bazı yapımlarda rol almış, göz aşinalığı yapan lakin şöhreti pek yakalayamamış, ayrıca yeni tanışacağımız oyuncular göz önünde olacak.

Ekim Düşü tarzı bu filmlerde genelde bir kasabaya hapis olmuş konular ve bir mevsimde olgunlaşan gençler mevcuttur.J.J.Abrahams'ın bile bu konuda, MAALESEF, hayal kırıklığına uğratamayacağı düşüncesindeyim.Muhtemelen; annesini yeni kaybeden bir çocuğun gözünden, kasabasında olup bitenleri -şerif olmuş ancak daha ebeveynlik dünyasına yeni adım atacak- babası yoluyla daha iyi görebileceğimiz, E.T. tarzında arkadaşları ile kahramanlık yoluna gireceği, bazen korkudan geren, bazen duygusallıktan seren, bazen de otorite ve bürokrasinin dibine vuracağımız bir film izleyeceğiz.Tahminleri alalım ;) . Gişesi konusunda ise çok ciddi beklentiler içinde değilim, yazı kotaracak, reklamı iyi yapılırsa birkaç hafta adından söz ettirebilecektir.

Çok umutluyum.

Fragmanları unutmayalım ;)) IMDB'de Super 8'in içeriğine ve daha fazla fotoğrafına bakınız.

İyi Seyirler…

İtiraf etmeliyim ki; ilk fragmanda bu bölümü gördüğümde, aklıma direkt "Captain America" karakteri gelmişti :)

Fragmanları izledikten sonra, geleni filmde bile göremeyecekmişiz gibi bir his kapladı içimi!


Gösterim Tarihi: 17 Haziran 2011

Not:Super 8 ismini filmdeki kameradan aldığını düşünüyorum...